Türkiye AİHM'ye konuyla ilgili olarak altı buçuk kilogramlık yazılı kâğıtla 'ağır' bir yanıt ve savunma gönderdi. Yanıtta mahkemenin yetkisiz olduğu, Avrupa Sözleşmesi'nin tek başına kültürel miras hakkını korumadığı vurgulanıyor. Ilısu'nun GAP'ın önemli unsurlarından biri olduğu, kültürel varlıkların da taşınarak korunacağı söyleniyor. Başvuruculardan Murat Cano, Türkiye'nin yanıtıyla ilgili bir açıklama yaptı. Cano, hükümetin savunması ve talebi karşısında AİHM'nin vereceği kararın önemine dikkat çekiyor. Çünkü mahkemenin kararı, kültürel mirasın ve onda yüklü bulunan değerlerin temel insan haklarından olup olmadığını tayin edecek. Mahkeme, kendisinin yetkisiz olduğuna karar verirse Avrupa Sözleşmesi'nin 'kültürel miras' hakkını korumadığını kabul ederek esaslı bir eksiğini hükmen saptamış olacak. Konuyu bir temel hak olarak kabul ettiğinde ise başka bir sonuç doğacak. Kültürel mirasın, temel haklara dair uluslararası konvansiyonlarda ayrı bir bölüm halinde düzenlenmesi süreci başlayacak. Bunu da Türkiye başarmış olacak. Avukat Murat Cano ayrıca Ilısu Projesi ile elde edilmesi amaçlanan enerjinin, Dicle'nin bağlantı kolları üzerinde birden çok baraj ve hidroelektrik santralı yapılarak sağlanabileceğini belirtiyor. Cano'nun açıklamasının tam metni www.hasankeyfesadakat.com adresinde. Atlas ve Doğa Derneği'nin 'Hasankeyf'e Sadakat' imza kampanyası da devam ediyor. Kampanyada Türkiye'den ve Ilısu Projesi'ne destek veren Almanya, Avusturya ve İsviçre'den Dicle Vadisi'nin korunmasında duyarlılık göstermeleri talep ediliyor.
|
||||||||||






